|

AKNE
(SİVİLCE) VE TEDAVİSİ
Aktüel
Sağlık Köşesine bu hafta Gümüşhane Devlet Hastanesi
Doktorlarından Cildiye Uzmanı Dr. Ragıp İsmail Engin’i konuk
ettik. Dr. Engin, akne ve sivilce konusunda siz değerli
okuyucularımıza önemli bilgiler aktardı. En sık karşılaşılan
cilt problemlerinin başında aknenin geldiğinin ifade eden
Dr. Engin, her yüz yetişkin hastanın 85’inin hayatının bir
döneminde akne denen cilt problemi geçirdiğini, yüzde
15’inde ise aknenin tedavisi güç bir hal aldığını sözlerine
ekledi.
Aktüel
Sağlık (A.S):Akne Nedir?
Dr.İsmail ENGİN (İ.E):Genel olarak 'sivilce' adıyla
bildiğimiz akne en sık rastlanan cilt problemidir. Her 100
yetişkinin 85'inin hayatının bir döneminde geçip gider,
15'inde ise tedavisi güç bir hal alır.
Akne derimizde bulunan yağ bezlerinin bir hastalığıdır,
normalde bu bezlerin salgıladığı yağın deri yüzeyine çıkarak
atılması gerekir. Ancak ergenlik döneminde yağ bezi daha
fazla yağ salgılar, bu yağın deri yüzeyine geçişini sağlayan
kanal yoğunlaşmış bir yağ kütlesi nedeniyle tıkanır. Aknenin
temel nedeni bu tıkanmadır.
A.S:Aknenin Gelişiminden bahseder misiniz?
İ.E:Bu
tıkaç doğal bir boya nedeniyle (kirden değil!) siyahlaşır ve
cildimizde zaman zaman gördüğümüz ve sıkmaya çalıştığımız
siyah noktalar oluşur. Ancak tek neden bu değildir.
Derimizde ne kadar temizlesek de birçok bakteri bulunur. Bu
bakteriler yağ bezlerinin tıkalı olan kanallarından içeri
girerek hem varlıklarıyla hem de ortaya çıkardıkları
birtakım kimyasal maddeler nedeniyle tıkanmış olan yağ
bezinde iltihaba (enflamasyon) yol açarlar.
A.S:Akne Kimde ve Neden Oluşur?
|
 |
İ.E:12-17
yaş grubundaki hemen hemen herkes, ırktan ve etnik
özelliklerden bağımsız olarak akne problemi
yaşayabilir. Bu kişilerin çoğu basit tedavilerle
akne probleminden kurtulabilirken, daha ciddi
durumdakiler uzun süreli tedavi görmelidirler.
Ergenlik dönemindeki gençlerin neredeyse %40’ı akne
sorunları için bir dermatolog yardımına ihtiyaç
duyacak kadar ciddi sorunlar yaşamaktadır.
Pek çok kişide akne sorunu 10-13 yaşları arasında
ortaya çıkar. Genelde 5-10 yıl sürer ve 20’li
yaşların başlarında geçer. Buna rağmen aknenin 20’li
ve 30’lu yaşlarda da devam ettiği, hatta ergenlik
döneminde akne sorunu yaşamayan kişilerde
yetişkinlikte akne problemi yaşandığı da
görülmektedir.
Akne lezyonları en çok yüzde oluşur ama aynı zamanda
boyun, çene, sırt, omuz, kafa derisi, kollar ve
bacakların üst kısmında da görülebilir.
Ergenlik döneminde görülen aknelerin sebebi,
kişilerin çocukluktan gençliğe geçiş döneminde
yaşadıkları değişikliklerdir. Fiziksel olgunluğu
sağlayan hormonlar, yağ bezlerinin daha çok sebum
üretmesine neden olurlar. |
A.S:Genetik Faktörler Nelerdir?
İ.E:Akne genetik özellikler de içeren bir olgudur.
Aslında herkes belli bir dereceye kadar akne sorunu
yaşayabilir, ama bazı kişilerin kimi akne türlerine genetik
bir yatkınlıkları vardır. Eğer anne veya baba ergenlikte ya
da hayatının herhangi bir döneminde akne problemi yaşamışsa
çocuklarında akne görülme ihtimali daha yüksektir.
Akne tedavisi konusunda özellikle son 15-20 yıl içinde
yaşanan gelişmeler sayesinde artık tedavi edilemeyen akne
türü kalmamıştır. Eğer böyle bir risk altındaysanız yapmanız
gereken onu bir dermatoloğa götürmek ve tedavisini takip
etmek olmalıdır.
A.S:Akne Tedavisi Niçin Gereklidir?
İ.E:Akne tedavisinin en önemli amaçlarından
birisi, iyileşmekte olan kist ve nodüllerin cildinizde
iz bırakmasını önlemektir. Çünkü izler ortaya çıktıktan
sonra cildi pürüzsüz bir hale getirmek oldukça zordur.
İkinci önemli amaç akneli olarak geçirdiğiniz süreyi
(bu süre bazı olgularda 10 yıldan çok daha uzun olabilir)
kısaltmaktır.
Üçüncü önemli amaç ise aknenin neden olduğu hoş
olmayan görüntüden dolayı oluşabilecek sıkıntıyı ve olası
psikolojik sorunları ortadan kaldırmaktır.
A.S:Akne nasıl tedavi edilir?
İ.E:Akne, ister hafif ister ciddi olsun
dermatoloğunuzun yardımıyla kontrollü ve güvenli biçimde
tedavi edilebilir. Ancak farklı türde ve farklı ciddiyet
derecesindeki akneler için değişik tedavi seçenekleri
vardır.
Dermatoloğunuzun önerilerine uymanız ve tedaviyi bilinçli
bir şekilde ve aksatmadan sürdürmeniz gerekmektedir.
A.S:Akne Tedavisinde Temizleyicilerin Rolü Nedir?
İ.E:Piyasada
akneye iyi geldiği söylenen pek çok sabun ve temizleyici
ürün bulabilirsiniz. Bu ürünlerden çoğu aslında gereksizdir
ve cilde ciddi zararlar verebilir.
A.S:Akne İzleri Hakkında Bilgi Verebilir misiniz?
İ.E:Aknede
iz oluşumu, sanıldığının aksine asıl olarak derin kistlerin
ve şiddetli enfeksiyonların olduğu vakalarda saptanmaktadır.
Aknelerin kızlarda ve erkeklerde iz bırakma riski eşittir.
Aknede oluşabilecek izin derecesini önceden saptamak mümkün
olmamasına rağmen, erken ve etkili tedavinin iz oluşumunu
önlediği bilinmektedir. Akne izleri, şiddetli aknede vücudun
tüm bölümlerinde olabilirse de, göğüs ve sırtta daha
belirgindir. Akneler sıkılmadığı takdirde iz oluşturma
ihtimali, büyük ölçüde düşer.
A.S:
Akne ile İlgili Yanlış Bilinenler Nelerdir?
İ.E:
Akneler cildin yeterince temizlenmemesi yüzünden
oluşur. (YANLIŞ)
Akne esas olarak kir ya da yüzey yağları nedeniyle oluşmaz.
Her ne kadar fazla yağlar, ölü hücreler ve gün içinde
biriken kirler cildi bakımsız gösterse de bunları elle
ovalayarak temizlememelidir. Cildi temiz tutmanın kesinlikle
birtakım yararları vardır ama aşırı yıkama vücudun daha
fazla yağ üretmesine ve aknenin daha kötü olmasına neden
olur. Bir miktar sebum, derinin çok fazla kurumasını önlemek
için gereklidir; dolayısıyla aşırı yıkama yarardan çok zarar
getirebilir.
Yağlı gıdalar akneye neden olur. (YANLIŞ)
Artık günümüzde akneli kişilerde balıkyağı, çikolata,
patlamış mısır, süt ve yağlı yiyecekleri kısıtlama eğilimi
ortadan kalkmıştır. Çünkü bilimsel araştırmalar aknenin
beslenme ile bir ilişkisi olmadığını göstermektedir.
Stres akneyi etkilemez. (YANLIŞ)
Stres doğrudan doğruya akneye neden olmaz ama durumunu
ağırlaştırabilir. Akneye yatkın insanlarda, stresli
durumlarda artan hormon üretimi sonucunda aknelerde
alevlenmeler meydana gelebilir.
Güneşlenmek akneleri iyileştirir. (YANLIŞ)
Bronzlaşmış ciltte leke ve izler daha az görülür. Çok düşük
dozda güneşin aknelere iyi geldiği iddia edilmektedir. Ancak
doz ve süre uzadıkça ne yazık ki sivilceler daha da
artabilir. Çünkü güneşe bağlı terlemenin artması yine
gözenekleri tıkayan bir başka faktör yaratacaktır. Ayrıca
uzun süre güneşe maruz kalmak, cildin kalınlaşmasına,
kurumasına ve gözeneklerin sert bir tıkaçla tıkanmasına yol
açmaktadır. Öte yandan ultraviyolenin genel olarak cilt
sağlığına yönelik zararları giderek daha da çok fark
edilmektedir.
Dermatologların pek çoğu akne lezyonlarının yaz tatilleri
sonrasında arttığını gözlemlemiştir. Güneşten korunmanın en
kolay ve etkili yolu ise ince bir “t-shirt” giymek ve şapka
takmaktır. Eğer siz ve çocuğunuz güneşe maruz kalacaksanız
15 ya da daha yüksek koruma faktörlü bir koruyucu krem
kullanmayı unutmayın.
Akneyi kendi haline bırakın. (YANLIŞ)
Akne tedavi edilebilir bir hastalıktır. Günümüzde
geliştirilen yeni tedavi yöntemleri ve ilaçlar sayesinde hiç
kimsenin aknelerle yaşamasına gerek yoktur.
A.S:Çocuğumuzun cildini nasıl temizlemeliyiz?
İ.E:Eğer
çocuğunuzun aknesi varsa yüzünü cilde zarar vermeyen
temizleyicilerle düzenli olarak temizlemeniz gerekmektedir.
Yüzüne dokunmadan önce mutlaka ellerini yıkamasını sağlayın.
Yüzünü dairesel hareketlerle yavaşça yıkasın. Sakın sert
hareketlerle fırçalamasın, bu sadece cildin tahriş olmasına
ve aknelerin alevlenmesine sebep olacaktır. Yüzünü günde iki
defa ılık su ve beyaz, kokusuz, pH: 5.5 olan bir sabunla
yıkasın. Yumuşak, temiz ve kuru bir havluyla kurulasın.
Yağlı temizleyicileri, fondötenleri, içerdiği maddeleri tam
olarak bilmediğiniz güneş koruma kremlerini ve ilaç içeren
ürünleri kullanmasını engelleyin. Akneler kirden oluşmaz.
Aslında yağlı ciltli insanlar diğer insanlara göre daha
temiz bir cilde sahiptirler; çünkü ciltlerini daha sık
temizlerler. Ama aşırı yıkama akneleri daha kötüleştirir,
cildi kurutur, kızartır ve yara oluşumuna yol açabilir.
Yüzüne çok sık dokunmasını önlemeye çalışın. Yüzüne her
dokunduğunda akneye neden olan yağları ve bakterileri
yaydığını ona anlatın.
Yetişkinlerde Akne Konusundan Bahseder misiniz?
İ.E:Akne genelde vücudun erkeklik hormonu olan
androjenin yüksek miktarda salgılandığı ergenlik döneminde
görülür ve 20'li yaşlarda azalarak kendiliğinden geçer. Ama
bazı yetişkinlerde akne problemi 30'lu hatta 40'lı yaşlarda
bile devam eder.
Bunun en büyük nedeni hamilelik, menapoz sonucu oluşan
hormonal dengesizlikler ve genetik özelliklerdir.
Yetişkinlerde görülen akneler dermatoloğa başvurulduğu
takdirde tıpkı ergenlik akneleri gibi tedavi edilebilir.
A.S:Son Olarak Okuyucularımıza Verebileceğiniz Öneriler
Var mı?
İ.E:Yorgunluk
ve stresin; stres hormonlarını ve dolaylı olarak yağ
yapımını artırdığı bilinmektedir. Yorgunluk ve stresten
olabildiğince uzak kalmaya çalışın. Uyku esnasında cilt
beslenmekte ve kendini yenilemektedir. Bu yüzden uykunuzu
iyi almaya özen gösterin. Egzersiz herşeyden önce genel
sağlık için çok yararlıdır. Kan dolaşımını hızlandırır ve
cildin de aralarında bulunduğu hayati organlara daha fazla
oksijen gitmesini sağlar. Egzersizden sonra yüzünüzde
biriken ve bakteriler için ortam yaratan yağ ve teri mutlaka
dikkatlice yıkayın. Aksi takdirde aknelerin artması
mümkündür. Su, vücut ve ciltteki hücrelerin içeriğinin
önemli bir bölümünü oluşturur, toksinlerin vücuttan
atılmasını kolaylaştırır ve besinlerin vücutta taşınmasını
sağlar. Su içmek akneleri yok etmez ama cildin sağlığını
korumaya yardımcı olur. Saunalardan ve havalandırması
olmayan mutfaklardan uzak durun. Akneleri sıkmayın,
üzerindeki deriyi ve iltihaplı kısımları koparmayın.
Ellerinizi sık sık yıkayın. Zaman zaman çok güçlü bir istek
duysanız bile akneleri sıkmayın. Okurken, televizyon
izlerken ya da ders çalışırken ellerinizin yüzünüzden uzak
tutmasına özen gösterin.Yüzünüzü günde iki defa
dermatoloğunuzun önerdiği bir sabunla yıkayın. Havlunuzu her
gün değiştirin. (Nemli havlu bakterilerin üremesi için çok
uygun bir ortamdır). Haftada en az iki kez saçınızı yıkayın.
Uyurken saçlarınızı yüzünüzden uzak tutmaya çalışın. Gün
içinde saçlarını yüzüne değmeyecek şekilde toplayın. Aşırı
güneşlenmeyin. Dermatologla olan randevularınızı düzenli
olarak takip edin. Nelerin denendiğini ve nasıl sonuç
verdiğini kaydedin. Tedaviyi yarım bırakmayın.
A.S:
Sayın Engin, vermiş olduğunuz faydalı bilgilerden ötürü çok
teşekkür ediyoruz.
|